25 Eylül 2016 Pazar

Library Wars: The Last Mission (Toshokan Sensō)

Gönderen geke güler on 14:06 with Yorum Yok







Eveeeeeet. Geçenlerde izlediğim ve hoşuma giden bir film olur kendileri [kesinlikle kitaplar için değil(!)].

Hiro Arikawa'nın yazdığı Sukuno Adanaba'nın illustratörlüğünü yaptığı manga serisi olan Library War'dan uyarlama. basitçe konusuna değinecek olursak: 2019 yılında gerçekleşiyor hikaye. Japonya'da topluma zarar veren kitapların sansürlenmesine karşı gelen bir grupla hükmet arasında geçen savaşlar. Pek açıklayıcı olmadı ama neyse olduğu kadar.



Aslında filmi izleme amacım aşağıdaki yavru.






Her ne kadar başrol olmasa da iyiydi. Doğru bir seçim yapmışım. Aferin bana.

FRAGMANI


YÖNETMEN

Shinsuke Sato



OYUNCULAR

Junichi Okada - Atsushi Dojo




Nana Eikura - Iku Kasahara





Sota Fukushi - Hikaru Tezuka




Jun Hashimato - Ryusuke Kenta




Kei Tanaka - Mikihisa Komaki
Chiaki Kuriyama - Asako Shibasaki
Koji Ishizaka - IwaoNishina 

BAZI KESİTLER

Kütüphane Özgürlük Yasası



Çok pis yakalandın kızım.


Evet. Yemekhane hiç uygun bir yer değil. Kızlar tuvaleti daha iyi olurdu. Ne gülmüştüm ama. 




Ne çektik be Dojo!!!





O bakış...




Bu sahnede aynen böyleydim.



Prensimizle tanışma faslı.



Bak yine gülüyor.



Haberin yokmuş gibi pozlar verme. Biliyoruz. Bizden sır çıkmaz.



Adamdan karizma akıyor anam. Yürü koçum.





Evet. Evet. Evet.





Yaaaaa. Öyle malak gibi kalırsın bacım. Malak dediğime bakmayın sevdim kızı.



Kasahara'dan mesaj var.




Biz seviyoruz bacım.



Savaş mı istiyorsunuz?!




Kammon!!!



Adam karizma.






KÜÇÜK PRENS: Antoine de Saint-Exupéry

Gönderen geke güler on 06:53 with Yorum Yok

Bloğumu bayağı boşlamışım. Vaktim olmamasından değil de sadece yazmak
için ilham gelmiyordu. Aslında şimdi de pek yazasım yok ama kendimi kötü hissediyorum yazmadığım için. Her neyse bu kadar laubalilik yeter.

Gelelim eserimize: Küçük Prens ( buradan ikizime selam çakıyorum)Çoğu yerde konusunu bulabilirsiniz. Ama ben yine de yazmak istiyorum. Kitabı salı akşamı okudum ve bitirdim.
Küçük Prens'imiz kendine arkadaş bulmak için bulunduğu gezegeni (asteroit B612) ve çiçeğini bırakıp başka gezegenlere gider. Sırasıyla; kralın gesegeni, ayyaşın gezegeni, iş adamının gezegeni, fenercinin gezegeni ve coğrafyacının gesegenine gider. Ancak bu gezegenlerin sakinlerinin hiçbiri onun istediği nitelikte arkadaşlar değildi. En sonunda Dünya'ya gelir. Önce yılan, güller ve tilkiyle karşılaşır. Ardından da bizim pilotla. Ana hikaye Prens' imizin pilotla karşılaşmasıyla başlar.


Bana göre Küçük Prens'i daha çok çocuk ruhlular beğenir. Kitap genel olarak dünyanın acımasızlaşmasından dert yakınıyor. Herkesin bir şeyler için abaladığı ama çabaladıkları şeyleri zorunluluktan yapmalarının üstünde duruyor. Yani nasıl desem. İnsanların olmak istedikleri kişi değilde sözde "büyüklerin" olmalarını istedikleri kişi için çabalamalarının yanlış olmasının üzerinde duruyor. Kitabı bitirince insan bir boşluğa düşüyor. "O da neydi be!" diyor.